| |
|
Çeşme’den feribotla sakız adası tam 1 saat sürüyor ve feribot fiyatı kişi başı gidiş-dönüş 40 euro.
Feribotlar çeşme’den hergün akşam 18.00 de kalkıyor..bazı günlerde sabah 10.00 seferleride mevcut.
Sakız adasına akşam 19.00 gibi varınca ilk işim ; midilli adasına gidiş dönüş için feribot bileti almak oldu.
Sakız ile midilli arasında hergün 3 sefer var. Ve fiyatı kişi başı gidiş dönüş 26 euro.
Araç kiralama günlük 25 euro.. ama benzin çok ucuz.
1 depo full benzin 40 euro tutuyor.. ama bir şişe içme suyu 1 euro.
Yani 40 şişe suyu fiyatına bir depoyu ağzına kadar benzin doldurmak mümkün.
Yunanistan Avrupa birliği üyesi olduğu için ; ulusal para birimi euro.
Sakız adası çok büyük değil. Ama her tarafı gezmek için tam 2 gün gerekiyor. Yarım depo benzinle adanın her tarafını gezebilirsiniz.
Fakat midilli adası daha büyük bir ada. Midilli adasının her tarafını gezmek için en az 3 gün ve bir depo benzin gerekiyor.
bunları size aktarmadan önce dikkatimi çeken genel özelliklerinden bahsetmek istiyorum... daha sonra resimleri yayınlamaya başlayacağım...
1) Sakız ve Midilli adalarında istisnasız her yerden denize girmek mümkün. Şehir merkezinde bile en ufak bir kirlilik yok.
Kanalizasyon kati surette denize akmıyor. Çünkü cezası çok ağır.. bir evin atık sularını direkt denize akıtmnın cezası 20 sene ağır hapis. Eğer bu otel veya turistik bir tesis ise cezası müebbet hapis.
Kanalizasyonlar adalarda bulunan atık su arıtma tesislerine borularla taşınıyor ve bu tesislerde arıtma yapıldıktan sonra , atık sular deniz altında döşenen borularla 5 km uzağa Türk karasularına doğru pompalanıyor..
Yani ; ayvalık ve çeşme sakinleri yunan arıtma tesislerinden çıkan atık sularla karışan sularda yüzüyor.
2) Adalarda görülmemiş bir askeri yığınak var. Adım başı bir yunan askeri ile karşılaşmak mümkün. Ayıca yoğun bir asker sevkiyatı var. Her iki adada da askeri uçakları iniş kalkış yapabileceği havaalanları mevcut.
3) Sakız adası 50 bin , midilli adası 150 bin kişi yaşıyor.
Yunanlılar sakız a dasına “ chios “ , midilli adasına ise “ lesvos” diyorlar.
4) Dünyada doğal sakız üretimi yapılan yegane yer ; sakız adası.
Sakızdan her türlü ürünü yapmışlar. Tıpkı hamsi gibi..
-Sakız kurabiyesi , - Sakız ekmeği , - Sakız likörü - Sakız kolonyası - Sakız parfümü - Sakız reçeli - Sakız dondurması - Sakız çorbası - Sakız pilavı vs..vs..
Yunanlılar sakıza “mastik” diyorlar. Sakız sadece sakız adasında yetiştirildiği için , yunanlılar istediği gibi fiyat ayarlaması yapmış. 1 kilo sakız 300 YTL.
5) sakız ve midilli adalarında bütün karayolları son derece mükemmel. Avrupa birliğine girdikten sonra bütün yollar sıfır kaymak asfalt yapılmış. Yollarda en ufak bir çıkıntı veya çukur yok.. köy yolları bile asfalt.
Ancak , coğrafi dağlık bir bölge olması nedeniyle hemen hemen bütün yollar virajlı. Düz yol yok gibi..
Bazı yollarda çok keskin virajlar var. Bu yollarda ölümcül trafik kazası olan yerlerde yol kenarında ufak bir kilise maketi koymuşlar. Hem ölen kişinin anısını yaşamak hem de sosyal bir mesaj vererek dikkatli gidilmesi uyarısı yapmışlar.
6) sakız adasında 3 , midilli adasında 5 hastane var. Ama nedense hastaneler kalabalık değil. Hatta terk edilmiş gibi bir görüntü veriyor.. Yunanlılar hiç hasta olmazmı ? diye düşündüm..
7) her kasabada sadece bir kilise var.. Bizde olduğu gibi 3 haneli bir mezrada camii yapmamışlar. Kiliselerin hepsi temiz ve gösterişli.
8) Yunanistanda ilk okul 6 yıl.
Orta okul 3 yıl ,
Lise 3 yıl .
Zorunlu öğretim en az orta okul.
9) yunanlılar bizim ege üniversitesinin adını alarak , kendi ege üniversitesini kurmuş.
11) sakız adasında 2 , midilli adasında ise 3 tane elektrik üretim tesisi var.
Deniz tankerleri ile bu elektrik tesislerine taşınan petrol ; elektrik enerjisine çevriliyor ve adanın her tarafına aktarılıyor.
Ayrıca bizde çeşme’de olduğu gibi rüzgar enerjisini elektrik enerjisine çeviren rüzgar değirmenleri var…ancak bu rüzgar değirmenlerinden elde edilen elektrik adaların enerji ihtiyacının sadece % 10 nu kapsıyor. Geri kalan % 90 enerji ise petrolden sağlanıyor.
Buna rağmen , elektrik fiyatları Türkiye’nin onda biri..
O nedenle bütün cadde ve sokaklar ışıl ışıl.. her evde lambalar sabaha kadar açık.
Adalarda hidroelektrik santralı yok.
12) yunan yemekleri aynen bizim yemeklere benziyor. Bazı yemeklerin adı bile aynı. Mesela musakka..
Hemen her tarafta balık üretimi çok yaygın. Yüzlerce balıkçı teknesi var.
Ancak lokantada balık yemek çok pahalı.
dondurulmuş bayat Ufak bir çipuranın fiyatı 15 euro.. bunu yeseniz bile doymazsınız. Üstelik taze olmadığı belli.
O nedenle adalarda hiç balık yemedim.
13) domates adalarda çok pahalı. 1 kilo domates 4 euro ( 7-8 YTL )
Domateste yemedim.
14) adalarda beyaz peynir hiç yok.. açıkçası beyaz peyniri çok özledim..
Sadece kaşar peyniri ile eritme krem peynir var. Fiyatları bizimkisi ile hemen hemen aynı.
15) adalarda bol miktarda koyun yoğurdu var ve bizim yoğutlarla hemen hemen aynı fiyatta ve aynı lezzette.
Bol bol koyun yoğurdu , ekmek ve kaşar yedim..
16) adalarda bir litre pet şişe içme suyu 1 euro….ama suların tadı iyi değil.
Coca cola teneke kutuda 0,80 euro , 1,5 litrelik şişelerde 1,5 euro.
17) ekmek fiyatları bizdeki gibi. Ama ekmeklerin tadı tuzu yok.. ayrıca taze sıcak ekmek bulmak imkansız gibi..
18) sakız ve midilli adalarında şehir merkezleri biribirine benziyor.
Limanı çevreleyen sahil yolu ; şehrin ana yolu..bütün dükkanlar bu cadde üstünde. Ama pahalı..
Bu ana caddenin paralelinde bulunan arka sokakta bulunan dükkanlar ise ucuz.
19) benzinciler ; bizde olduğu gibi gösterişli ve lüks değil.. son derece basit ve ufak.
20) adalarda seramik üretimide var. Ama son derce kaba ve kalitesiz.
21) sakız ve midilli adasında alınacak herhangi bir şey yok. Çünkü hem pahalı hemde kalitesiz. Belki ufak hediyelik anahtarlık ve benzeri şeyler alınabilir.
Türkiye’de her şey fazlasıyla mevcut..
22) sakız adasının güneyi sakız ağaçları ile kaplı.. güney bölgesi sakız adasının en yoğun olduğu bölge..
Adanın kuzeyi son derce tenha… sanki terk edilmiş ıssız bir yer. Kuzeyde çam ağaçları var.
23) midilli adasının doğu ve kuzey tarafı en yoğun bölge..
Adanın güneyi ve batısı ise tenha ve ıssız. Midilli adasında bol miktarda zeytin ağaçları var. Zeytin yağı üretimi yaygın..
Ancak zeytin yağları daha yeşil ve koyu renkli.
24) Adaların batısında deniz hep dalgalı ve rüzgarlı. Doğusu ise durgun .
Her iki adadan da Türkiye sahilleri görünüyor.
25) sakız ve midilli adasının doğusunda her üç GSM şebekeside çalışıyor. Yani adanın doğusunda iseniz , Türkiye ile cep telefonundan Türkiye fiyatı üzerinden görüşebilirsiniz.
Adaların batısında ise yer yer bazı bölgelerde sadece avea çalışıyor.
Turkcell ve vodafon kesinlikle çalışmıyor.
Vodafon ayrıca ; yunanistanda da var.
26) konaklama olarak şehir merkezlerindeki oteller pahalı.. 60 euro’dan 120 euro’ya kadar değişen fiyatları var..
Şehir dışındaki yerlerde ise ucuz pansiyonlar var. 20-30 euro’ya gecelik oda bulabilirsiniz..
27) Sakız ve Midilli adasında kredi kartı kullanımı son derece kısıtlı.
Büyük süpermarketler ve bazı araç kiralama şirketleri dışında kredi kartı kullanımı yok.
Kredi kartı kullanılan yerlerde de eski yöntem olan “imza” sistemi var. Bizde olduğu gibi şifre sistemi yok.. Kredi kartınızı kaybettiğiniz taktirde hapı yuttuğunuzun resmidir…
Ayrıca kredi karı kullanımı olmadığı için yanınızda nakit para olarak euro bulundurmadığınız taktirde aç kaldığınızın resmidir.
28) Genelde her seyahatte olduğu gibi ; özellikle yurt dışı seyahatlerde yanınıza kullanmanız zorunlu olan eşyaları çok kısıtlı olarak almanız gerekiyor.
Yanınıza aldığınız bir çorap bile size bir yük olacaktır. Ayrıca özellikle yunan gümrük girişinde yunan polisleri her eşyanızı didik didik arıyor. Çıkışta ise sorun yok.
29) yunan gümrük girişinde 2 bölüm var.
1- Amerikan vatandaşları , Avrupa birliği vatandaşları , Rusya vatandaşları , Japonya-çin ve kore vatandaşları için “ A Bölümü “
2- Türk , arap , Afrika vatandaşları için “B Bölümü”
A bölümünden girenler hiç beklemiyor. Pasaportlarına damgayı vurduran içeri elini kolunu sallaya sallaya giriyor.
B bölümünden girenleri ise ızdıraplı , sıkıntılı , yorucu ve uzun bir bekleme süresi bekliyor. ..bu bölümde her yolcu en az 15 dakika tek tek bekliyor . pasaport polisinin yüzü asık , gergin ve sinirli ..
Size potansiyel bir terörist gözüyle bakıyor ve pasaportunuzu iyice inceledikten sonra herhangi bir aksaklık görmezse , “ lanet olsun” der gibi pasaportunuza damgayı basıyor ve pasaportunuzu önünüze fırlatıyor.
Bundan sonra ikinci bir kuyruğa giriyorsunuz.
Bu ikinci kuyrukta başka bir polis ; getirdiğiniz bavulu herkesin gözü önünde boşaltıyor ve her eşyayı tek tek inceliyor. Bu şekilde 1,5-2 saat sonra içeri girebiliyorsunuz.
30) Türk gümrüğünde de benzer bir uygulama var..
Türkiye’ye geri döndüğünüzde burada da iki bölüm var.
1- yabancı uyruklular bölümü
2- Türk vatandaşları bölümü Yabancı uyruklular her zaman olduğu gibi , işlerini çok çabuk şekilde hal edip Türkiye’ye giriş yapıyorlar. .. bavul arama falan kesinlikle yok..
Türk vatandaşları ise kendi vatanlarına girişte bile yine zorluklarla karşılaşıyor.. uzun bir bekleme sonunda çok yavaş işleyen bir prosedür bittikten sonra Türkiye’ye giriş yapabiliyor.. fakat , gümrük memurları sizden şüphe ettikleri taktirde bavularınızı tekrar arıyor ve gümrüğe tabi bir eşya veyahutta yasak olan bir madde getirip getirmediğiniz kontrol ediliyor.
Ben böyle bir olay yaşamadım. Ama benden önce ve bir sonraki Türk vatandaşlarının bavulları bu şekilde aramaya tabi tutuldu.
Yabancılar zaten Türklere potansiyel bir terörist muamelesi yapıyor.. bunu biliyoruz.
Ama kendi polisimizin Türk vatandaşlarına bu şekilde üçüncü sınıf insan muamelesi yapması düşündürücü bir olay….Devletin bir ayıbı..
31) çeşme gümrük çıkışında duty free satış mağazalarında vergiden muaf çok ucuz şeyler bulmak mümkün.. oysa , yunan gümrük girişinde duty free satış mağazaları bulunmuyor.
|
|