Yeni üyelik     Şifremi unuttum  
     
 
 
    Masmavi nehirlerin, bereketli tarlaların şehri... Adana
Mayıs 2009, Adana - merkez
    Bu gezi notu, 02.01.2010 tarihinde yazılmış, 4 gezgin tarafından görüntülenmiş ve 2 oyla 98 puan almıştır.
   
  Tavsiyeler

 

» Büyük Menderes kenarında çay içmek

» Seyhan nehri kıyısında durup da suyun çağlamasını dinlemek

» Mutlaka Adana kebabı yenmeli

 
       
   
 
sarikanarya   308 puanla 46. sırada
2 gezi notu, 5 fotoğraf ve 2 yorum ekledi.
       
 
  Gezi öyküsü
             
   

2009 Mayıs ayında hem iş hem gezme amacıyla eşimle birlikte İstanbul'dan yola çıktık. Kendi aracımızla gittiğimiz için yolculuğumuz son derece zevkli geçti. Hoşumuza giden her yerde durduk, canımızın istediği herşeyi yaptık, merak ettiğimiz ve yolumuzun üstünde olan her yeri gördük. (Bunları diğer gezi notlarımda anlatacağım şimdi Adana zamanı)

Adana'ya ilk giriş yaptığımızda son derece gelişmiş ve büyük bir şehirle karşılaştım. Biraz da üzüldüm açıkçası, İstanbul'un hengamesinden sonra yine aynı tarz bir yere geldiğimi düşünerek... Ancak hiç de öyle olmadı.

Bir kere şunu söylemek isterim ki Adana insanları son derece misafirperver ve cana yakınlar. Arkadaşımız bizi karşıladıktan hemen sonra Menderes gölü kenarındaki onlarca restauranttan biri olan hasankolcuoğlu restauranta götürdü. Önümüze koyulan lezzetlerin tadını unutamıyorum:) Yöresel lezzetlerden bir çok meze, tabii ki Adana'nın vazgeçilmezi olan Adana Kebabı eşliğinde uzun bir yemek faslı oldu. Geceyi Zaimoğlu Otel'de geçirdik, son derece konforlu ve iyi bir oteldi ancak kahvaltı olarak çok zayıf olduklarını söyleyebilirim. 

Ertesi gün önce işlerimizi yapmaya sonra gezmeye karar vermiştik. Arkadaşımız bizi gelip aldı ve Yüreğir'de bulunan Yakapınar köyüne gittik. Yol boyunca tarlalar, çeşitli şeyler üreten fabrikalar vardı. Şunu da söylemek gerek ki sanayii konusunda son derece gelişmiş bir şehir Adana...

Sonunda köye varmıştık. Çok şirin bir yerdi gittiğimiz yer, herkesin bahçe içinde evleri vardı ama öyle bildiğimiz köylerden biraz daha farklı, daha gelişmiş daha düzenli tertipli... Kasaba gibi diyelim... Konuk olduğumuz insanlar daha önce de bahsettiğim gibi o kadar misafirperverdiler ki ikramlardan dolayı akşam mide fesatı geçirmek üzereydik:)

Ünal Pastanesindeki Ganime Teyzeciğimizin yaptığı Künefe hayatımda yediğim en lezzetli künefeydi ve tüm Adana'dan hatta Hatay'dan bile sırf bu künefeyi yemek için gelenler oluyormuş. Eğer Adana'ya yolunuz düşerse ve künefeyi seviyorsanız Yakapınar köyündeki Ünal Pastanesine mutlaka uğramalısınız. 

Sonra yine Yakapınar yakınlarında bulunan Yılanlı Kale'ye gittik. O kadar yüksekteydi ki ama bir yılan gibi kıvrılarak akan ceyhan nehri ve bu nehrin can verdiği uçsuz bucaksız tarlalar tek kelimeyle muhteşemdi.(resim ekliyorum) En tepesine tırmanmayı hedeflemiş olsam da hem zamansızlık hem de ayakkabı problemi nedeniyle bunu başaramadım.

Ceyhan ve Seyhan nehirlerinin coşkusu ise anlatılmaz yaşanır cinsinden. Lokman Hekim hikayesini bilir misiniz bilmem, ben de tam bilmiyordum ama öğrendim. Lokman Hekim'in ölümsüzlük ilacını bulup da sonra onu ceyhan nehrine düşürdüğü köprüden geçerken onun dizlerinin izinin bulunduğunu söyledikleri yeri gördüm. Suyun çağlaması, köy meydanı, herşey çok etkileyiciydi...

Köyden ayrılırken konuk olduğumuz ev halkının hazırladığı erzaklar, ev yapımı kahve, lokum ve tabii ki şalgamları arabamıza yükledikten sonra en kısa zamanda bir kez daha geleceğimize ve bu kez otel yerine onların evlerine konuk olacağımıza dair sözler vererek ayrıldık. O kadar kısa sürede birbirimize ısınmıştık ki çok yakın birinden ayrılırmış gibi hüzünlenmiştik.

Adana'dan çıkarken aslında çok az yer görmüş olduğumuzu ve gezmeye yeterince zaman ayıramadığımızı düşünerek en kısa zamanda tekrar gelmeye karar vermiştik. Dönüş yolunda Pozantı'da bulunan Şeker Pınarı'na uğradık. Hayatımdaki en lezzetli eti orada yedim diyebilirim. Hayat kaynak suyunun çıkış noktasında muhteşem bir tesis yapmışlar. Mutlaka uğramanızı tavsiye diyorum.

Kısa bir not daha; Adana tekstil açısından da son derece uygun bir şehir, sanırım pamuk ve iplik fabrikaları sayesinde kumaş üretmi ve dolayısıyla da tekstil üretimiyle son derece uygun giyim imkanı bulabiliyorsunuz. Biz bir çok kılık kıyafet aldık diyebilirim. Fiyatlar İstanbul'un neredeyse yarısı kadardı...

Sözlerin bittiği yerde sanırım resimler çok daha iyi anlatır Adana'nın güzelliklerini...

Sevgilerimle

Sarıkanarya

 
             
             
 
  Fotoğraflar
             
   
Ceyhan Nehri ve Lokman Hekim Köprüsü
Yılanlı Kaleden Ceyhan ve tarlalar
Yılanlı Kale
Pozantı Hayat Su Kaynağı
       
     
ŞekerPınarı
 
 
 
 
             
             
 
  Değerlendirme
 
   
  Oylayın Ort. Puan
Tavsiye 9.00
Gezi öyküsü 8.00
Foto 6.00
Ortalama Puan 49.00
Lütfen puanlamayla birlikte kısa bir yorum yazınız.
Gönder
 
         
         
 
  Yorumlar
           
   
ebd
bursa
Hem gidilecek yerleri hem de kalınacak, uğranılması gereken yerleri yazdığınız için teşekkürler. Resimlerde anlattıklarınızı canlandırmada yardımcı oldu. Ne kadar çok resim o kadar çok puan :)
Tavsiye: 8   Gezi Notu: 8   Fotoğraf: 7
  21.04.2010 | 12:46  
 
 
karataso
istanbul
Memleketin bütün illeri gezilmeli ama Adana ön sıralarda olmayı hak ediyor. Hiç bir şey görmeyeceğim deseniz bile oturun bi' kaç gün yemek yiyin, yine keyifli geçecektir günleriniz. İnsanları sıcak kanlıdır! Bazen bu sıcaklık artabilir, o zaman dikkat etmek gerekir tabi :)
Tavsiye: 10   Gezi Notu: 8   Fotoğraf: 5
  12.02.2010 | 14:35  
 
 
           
 
 

 
Tamzara Tur
Pusula Doğa Sporları
Marmara Sualtı Merkezi
Gezgin Outdoor
Surf Türkiye
Kayak Türkiye
 
© 2008 SenDeGit
Sitedeki tüm yazı ve fotoğraflar SenDeGit.com’a aittir.
kullanma kılavuzu | üyelik sözleşmesi | gizlilik ilkeleri | yöneticiye mesaj